15 Mart 2014 Cumartesi

8 Aylık Bebek Gelişimi için yapılması gerekenler

8 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir


Bebeğiniz bu ayda; isteklerini ağlamadan belirtmeye başlar. Susadığında bardağını gördüğünde sevinir. Acıktığında yemeğinin hazırlanması onu heyecanlandırır. Annesinden ayrıldığında endişe duyar. Yabancıları ayırt eder, farklı davranır ve yadırgayabilir.


Günlük enerjisinin yaklaşık yarısını (hala emiyorsa) anne sütünden alır,  anne sütü  bolsa bu  oran %70-80’i bile bulabilir. Göz rengi artık netleşmiştir.


Her şeyi keşfetmek ister. Eline aldığı bir nesneyi sallar, yere çarpar, ses çıkarıp çıkarmadığını kontrol eder ve ağzına sokar. Eşyaların işlevlerini öğrenmeye başlar. Örneğin telefonla konuşurken sizi taklit etmeye çalışır ve telefonla ne yapıldığını öğrenir.


Çıkardığı sesler netleşir ve mimikleri anlam kazanır. Heceleme artar. Ses ve mimikleri taklit eder. Öksürük gibi belirgin sesleri taklit eder. Duyduğu sesler yönelir. İlgi çekmek için çığlık atar. 


İşaret Etme


Bu günlerde bebeğiniz oldukça meşguldür. Vücudunun diğer bölümleri olduğu gibi elleri de sürekli bir hareket halindedir. Eşyaları çok iyi kavrayabilir ve karşı baş parmağını kullanma becerisini mükemmelleştirmeye çalışmaktadır. Aynı zamanda işaret parmağını küçük nesneleri itmek ve küçük yerleri araştırmak için kullanmayı öğrenmiştir.


Bu zamanlarda bazı bebekler eşyaları parmağı ile göstermeye başlar. Parmağını size sanki “Hey, bu oyuncağın adı ne?” diye soracakmış gibi kullanır. Sizin yardımınızı isteyebilir. Eğer uygun birşeyse gösterdiği şeyi alıp bebeğe verin ve ona istediği eşyanın adını söyleyin. Bunu birkaç kere tekrar edin, nesnenin adına ve sizin ağız hareketlerinize nasıl dikkat kesildiğini fark edeceksiniz.


Ona uzanması için cesaret verin. Emekleyerek ulaşılabilir mi? Ya da yuvarlanarak? Eğer huzursuz oluyorsa yaklaştırarak yardımcı olun ki uzanıp erişebilsin.




Emekleme ve Yürüme




Bebeğiniz desteksiz oturabilir. Tutunarak ayağa kalkmaya ve destekle ayakta durmaya çalışır. Kollarının altından tuttuğunuzda adım atmaya çalışır. Bazı bebekler bu ayda sıralar, bazıları daha ileriki aylarda başarır.Emeklemek onun için kolaylaşmıştır. Emekleyerek merdiven çıkabilir.


Yürümesine yardımcı olmak için, tutunarak ittirebileceği tekerlekli bir oyuncak alabilirsiniz. Bacaklarını güçlenmesine ve adım atmak için cesaret kazanmasını destekler. Ayakta durmaya başladığı bu dönem için, doktorunuza danışarak uygun ayakkabı araştırmaya başlayabilirsiniz. Fakat ayaklarının güçlenmesi için, evde çıplakla ayakla gezmesi daha faydalı olur.


Küçük bebeğiniz artık hareketlendi ve bütün evi keşfediyor. Güvenlik önlemlerini gözden geçirmelisiniz. Bunun için onun boyuna eğilerek ya da emekleyerek eve onun gözünden bakabilir ve daha önce dikkatinizden kaçan sivri bir köşe, güvenliksiz priz gibi detayları fark edebilirsiniz.


8 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?


Bardağı kulpundan tutmaya çalışan bebeğinize uygun bardak alabilirsiniz. Böylece zamanla tutmayı ve bardaktan içmeyi öğrenir.

Babası ve siz işe giderken “bay bay” yapabilirsiniz. Kısa sürede öğrenir ve taklit eder. Basit oyunları öğrenebilir. Onunla bol bol oyun oynayın.
Zihinsel olarak artık bebek kendisini fotoğraftaki görüntüsü ile eşleştirebilir. Aynı şey aynadaki görüntüsüiçin de geçerlidir. Bebeğinize bir fotoğraf albümü alıp sevdiği kişilerin fotoğraflarını koyabilirsiniz. Onunla fotoğraftaki herkes hakkında konuşun, zamanla bahsettiğiniz kişiyi gösterebilir. Kendi fotoğraflarınızı mutlaka koyun. 


Tekrar Başlayan Uyku Problemleri


Bu zamanlarda bebeğinizin gecenin tam ortasında uyanmaya başlamasını yaşayabilirsiniz. Bu sık rastlanan bir durumdur. Aniden ağlar ve tekrar kendi kendine uykuya dalabilir veya uzun bir süre ağlamaya devam edebilir. Bebeğiniz vücudu ile heyecanlı şeyler yapmayı öğrenmektedir. Hareket etmeyi, ayakta durmayı ve eşyaları farklı bir şekilde tutmayı öğrenmektedir. Bazı aileler bebeklerinin karyola içinde devamlı hareket ettiklerini, emeklediklerini, döndüklerini ve bir parmaklığa tutunduklarını fark ederler. Uykulu ailelerine “Ben biraz daha oynamaya hazırım” veya “Ben ayaktayım ve oturamıyorum” der gibidirler. Tam uyumaya dalmış fakat gene gecede bir iki kere ayağa kalkmak zorunda kalan aileler için bu durum rahatsız edicidir.


8 Aylık Bebek Aşı Takvimi


Bu ay bir aşı bulunmuyor.


8 Aylık Bebek Gelişimi için yapılması gerekenler

14 Mart 2014 Cuma

7 Aylık Bebek Gelişimi için yapılması gerekenler.

7 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir


Bebeğiniz bu ay destekle oturur, bazıları desteksiz de oturmaya geçer. Onu artık mama sandalyesinde rahatlıkla oturtabilirsiniz. Çoğu bebek bu ay desteksiz oturabilir, bazı  bebeklerde bu 8 aya kadar gecikebilir, o yüzden emin değilseniz bebeğinizin yanlarını yastıklarla destekleyebilirsiniz.

Kendi etrafında dönmesi artık iyice kolaylaşmıştır. Yüzükoyun dururken el bileklerinden destek alır. Bazı bebekler nadiren bu ayda emeklemeye başlayabilir.


Yetişkinleri dikkatle izler. Sebep sonuç ilişkisi kurmayı öğrenir. Hareketlerinizi taklit etmeye çalışır.


İstediği her oyuncağa rahatlıkla ulaşır. Bunun için ellerini ve parmaklarını kullanır. Bir elindeki cismi diğerine geçirebilir. Elindeki oyuncağı sallayarak oynar. Bebeğiniz uzanabileceği mesafenin dışında ilginç bir eşya gördüğünde, onu almak isteyebilir. Oturduğu pozisyondan ileri uzanması önemli bir harekettir. Zamanla, uzanmak için dizlerinin üzerinde durmak gerektiğini fark edecek ve dört ayak üzerinde duracaktır. Bundan sonraki hareket olan emeklemeyi öğrenmek için dört ayağı üzerinde ileri geri hareket etmeyi deneyecektir. 


Kendisiyle oyun oynadığınızı anlar ve önceki aylara kıyasla daha çabuk yanıt verir. Büyük ve resimli kitaplardakiresimler ilgisini çeker.


Kendi ismini tanır ve çağrıldığında bakar. Tek heceleri söyleyebilir. Memnuniyetini ve şikayetini anlaşılır bir şekilde ifade eder. Azarlandığını ya da sevildiğini anlar ve ona göre tepki verir.


Aile üyelerini tanır ve diğer insanlardan ayırır. Çocukları büyüklerden ayırt eder. Annesine bağlılığı artar. Merak duygusu artmıştır, her şeyi keşfetmek ister. Tehlikeli bir şeye yaklaştığında, sakin ve net bir “hayır”la onu durdurabilirsiniz.


Bebek Güvenliği


Bebeğinizin güvenliği için hareket alanı artan bebeğinizin nerelere ulaşabileceğini inceleyin. Şu tedbirleri alın: Elektrik prizlerini kapatın, elektrik kablolarının üzerini güvenli bir şekilde örtün. Kırılabilecek ve/veya kenarları-ucu keskin eşyaları bebeğin uzanabileceği yerlerden kaldırın, kenarları-ucu keskin mobilyalara koruyucu süngerler takın. Evinizde merdiven varsa, merdivenin başına ve sonuna kapı koyun. Yürüteç kullanmayın.


Bebek Banyosu


Bebeğiniz artık küvetine sığmıyorsa, banyoda güvenle oturmasını sağlayan plastik bir araç satın alabilirsiniz. Bebeğinizin küvetten zevk almasının ve güvenli bir şekilde yıkanmasının bir yolu ona küvette eşlik etmektir. Sizin orada olmanız kendini emniyette hissetmesini sağlayacaktır, dolayısı ile beraber dinlenip suyun içinde vakit  geçirmek ve yıkanmak çok zevkli olacaktır. Çeşitli banyo oyuncakları (ördek-top gibi) bebeğinizin keyifle oynamasını sağlayacaktır.


Bebeğiniz ister bebek küvetinde olsun, ister oturakta veya küvette oturuyor olsun, hiçbir zaman yüzünüzü diğer tarafa çevirmeyiniz – kesinlikle. Çünkü kazalar için çok az zaman ve çok az su yeterlidir.


Uzun ve  yorucu  bir günden sonra bebeğinizle iletişim kurmak için banyo zamanı çok iyi bir fırsattır. Suyu dirseğinizle veya elinizin sıcaklığa hassas bir kısmı ile kontrol ediniz. Havlu, bornoz, temizleyici v.b. ihtiyaç duyacağınız şeyleri hazır ediniz. Bebeği sudan çabuk fakat dikkatlice çıkarınız, yumuşak bir havluya alıp kurulayınız. Bebeğinizin banyodan hoşlanmıyorsa bunun sebebi su değil ıslaklık ve soğuk olabilir.




Diş Çıkarma




Henüz çıkarmadıysa ilk dişini bu ay çıkarabilir. Çıkmazsa da endişe etmeyin, bazı bebeklerin ilk dişini çıkarması 10. ayı hatta nadiren 13.-14. ayı bile bulabilir.  


Yabancıları Yadırgama


Bazen 6 ile 12. arasında, bebeğiniz yabancılardan korkabilir, tanımadığı kişiler yaklaşınca ağlayabilir. Tanıdığı ve tanımadığı insanları ayırt edebilir. Bu normal bir gelişmedir ve bazı bebeklerde daha çok görülebilir. 


Bebeğinizin yabancıları kabullenmesinde sizin desteğiniz işe yarayabilir. Bebeğinizle yabancı hakkında konuşun. Örneğin “Bu senin halan, senin hakkında çok şey duydu, seni çok seviyor” gibi. Bebeğiniz sizin bu kişiyi kabul ettiğinizi hissedebilirse, o kişiyi daha çabuk benimseyecektir. 


Sizin kucağınızdayken, bebeğiniz yabancının yüzünü inceleyebilir ve aranızdaki konuşmayı dinleyebilir. Bir süre sonra yabancının kucağına gitmeyi kabul edebilir. Ancak yabancılara karşı hassas olan bebekleri bir yabancının kucağında tutması için vermek doğru olmayabilir. 


7 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?


Onunla “Ce-e, bavvv” oynayabilirsiniz. Saklanıp çıkmanız onu güldürür.

Ona şarkılar söyleyin. Kucağınıza alarak dans edin. Renkli kitaplar alabilir, birlikte bakabilirsiniz. Hayvanların çıkardığı sesleri taklit edin. Bu şekilde öğrenir.


Birlikte aynaya bakın ve ona kendisini gösterin. Aynaya bakarak  “Ce-e” yapın.


İki eliyle tutabileceği kulpları olan bir suluk verin. Su içerken biberon yerine suluk kullanması, ileride bardağa kolayca geçmesini sağlar. 


Ayrılık Endişesi


Yine bu zamanlarda, ayrılık endişesi başlayabilir. Ayrılık endişesi 6. aydan itibaren her an ortaya çıkabilir, fakat genellikle 12. ayda zirvesine ulaşır. Üzülmemeye çalışın çünkü bu onun gelişmesinde normal bir aşamadır.


Sizin ve bebeğinizin daha kolay ayrılmanıza yardımcı olacak bazı öneriler:


• Hem sizin hem onun tanıdığı, güvendiğiniz bir akrabanıza bırakınız. Çünkü yabancıları yadırgama ve ayrılık endişesi genelde bir  arada görülür. Bebeğiniz bırakacağınız yakınınız ile önceden birlikte zaman geçirin böylece bebeğiniz sizin ona güvendiğinizi hissetsin ve o kişiyi tanısın.


• Akrabanızla bebeğinize yardımcı olacak ve onu rahatlatacak yöntemleri mutlaka konuşun. Hoşlandığı özel bir battaniyesi veya tüylü bir oyuncağı var mı? Tuvalet programı nasıl? Nasıl tutulmaktan hoşlanır? Özel bazı eşyaları belirtmek için özel kelimeleri var mı?


• Ondan belirli aralıklarla ayrılıyorsanız bunu rutin hale getirmeye çalışın. Çocuklar önceden tahmin edilebilir, tepki verilebilen ortamlarda daha iyi gelişir. Bir sonraki aşamada ne geleceğini bilirlerse, kendilerini daha güvende hissederler.


• Her zaman – bebek çok mutlu oynuyor ve sizin gittiğiniz fark etmiyor bile olsa– iyi günler dileyiniz. Ona geri geleceğinizi ve iyi vakit geçirmesini istediğinizi söyleyin.




Katı Gıdaya Geçiş




Ailenin yemek zamanında, sizinle birlikte masaya oturtun. Eline verdiğiniz küçük gıdalarla kendini besleyebilir.Mama sandalyesinde sizi izlemek ve kendi öğününü yedirmek çok öğretici olur. Ona bir bebek kaşığı da verebilirsiniz. Unutmayın; bebekler taklitle öğrenir.


7 Aylık Bebek Aşı Takvimi


Bu ay bir aşı bulunmuyor.


7 Aylık Bebek Gelişimi için yapılması gerekenler.

6 Aylık Bebek Gelişiminde Neler yapılır?

6 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir


Bebeğiniz bu ay desteksiz oturmaya çalışır. Bunu henüz tam olarak başaramaz ama çabalar ve destekli bir şekilde uzun müddet oturabilir.

Yere düşen bir nesneyi sessiz de olsa fark eder ve arar.


Aynada kendi yansımasını tanır ve onunla konuşur, mimikler yapar. Neşeli ya da kızgın sesleri yüz ifadeleriyle bağdaştırabilir. Tanıdığı insanlarla yabancıları ayırır.


Çıkardığı sesler artar ve sesinizi taklit etmeye çalışır. Bu ayda hece tekrarı başlar.


Her iki eliyle, ayrı nesnelere uzanıp alabilir. Elindeki iki nesneyi birbirine vurur.


Elleri ilgisini çekmeye devam eder. Bir an sağ eline bakar ve hemen ardından sol eli dikkatini çeker. Artık yavaş yavaş tüm parmaklarını birlikte kullanmayı öğrenme zamanı, küçük eşyaları savurmak için birer araç olarak ellerin kullanır.
Hangi elini kullanacağı ise yaklaşık 2-3 yaşında belli olur. Bu konuda yönlendirme yapmamaya özen gösterin. Ellerinden herhangi birini kullanma yatkınlığı -sağlaklık ve solaklık- doğuştan gelen bir özelliktir.


Artık halı üzerine düşmüş ufak bir kuru üzümü bile görebilecek keskinlikte bir görüşe sahiptir, elini küçük eşyalara karşı raket gibi kullanabilir. Başparmağını, ikinci ve üçüncü parmaklarını birlikte kavramayı kuvvetlendirmek için kullanır.


Bebekler eşyaları tutma konusunda mükemmel olmakla birlikte, bazen onları aniden bırakıverirler, bu nedenle eline kırılacak şeyler vermeyin. Bu  aylarda bebeğinizin bir eşyayı tutup diğer eline geçirdiğini gözlemleyebilirsiniz.




Ek Gıdaya Geçiş




Doktorunuza danışarak ek gıdaya başlayabilirsiniz. Ek gıdaya başladığınızda, tamamen püre yerine pütürlü gıdalar tercih edin. Bu çiğneme ve yutma becerisi kazanmasını sağlar. Küçük ve yumuşak lokmalar sunarsanız zorlanmaz.



İlk yiyecekler genelde tahıllı muhallebiler, yoğurt, muz-elma-şeftali gibi meyve püreleri, patates-havuç gibi sebze püreleri  olabilir. Bu besinlere kesinlikle şeker-tuz eklenmemelidir. Bu yiyeceklere bebeğinizin tepkisine dikkat edin. Hemen reddediyorsa, ek  gıdalara henüz hazır olamayabilir, bazılarını biraz ertelemeniz gerekebilir.


Biberon Denemeleri


Bebeğiniz mama sandalyesindeki tecrübesinden hoşlanıyorsa, ona ilk biberonunu vermeyi deneyebilirsiniz. Onun annesinin memesi dışında başka bir şekilde bir şeyler içebildiğini öğrenmesi önemlidir. Her iki eli ile kavrayabileceği bir büyüklükte biberon kullanmaya özen gösterin.


Başlangıçta önemli bir miktar sıvı belki çenesinden akacaktır ama içmesini zamanla öğrenecektir. Aynı zamanda biberonu atarak yüksek bir ses çıkarmasını da öğrenecektir, sakın ona kızmayın, o  dünyayı deneyerek öğreniyor.


Biberonla su ve formül süt (mama) verebilirsiniz, meyve  suyunun biberonla verilmesi diş çürüklerine yol açabileceği için önerilmez. Meyvenin püresini kaşıkla vermek daha doğrudur.




Bebeğinizle Konuşun


Çoğu bebek 6 ay civarında ne olduğunu anlamasanız da konuşur gibi farklı sesler çıkarmaya başlayabilir. Sık olarak “baba” sözcüğünü belli belirsiz anne ve babasına seslenmeden farklı bir söz söylemek için kullanır. Genellikle söylediği söz ile söylediği kişi arasında ilişki kuramaz ama bu sözleri tekrarlamaya devam eder. Çok yakın zamanda size seslenmeyi de  öğrenecektir. Onunla ne kadar çok konuşursanız  o da  bunu  o  kadar çabuk  öğrenecektir.



 


6 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?


Gün içinde belli süreler destekli oturtarak gelişimine yardımcı olabilirsiniz.

Elleriyle ayaklarını tutar, ona çıngıraklı patikler alabilirsiniz. Uzanmaya çalışır ve çok eğlenir.


Bu ay bebeklerin çoğunda dişlerin kaşınması artar. Ona yumuşak kaşıma oyuncakları alabilirsiniz. Eliyle ağzına götürmeye çalışır ve dişini kaşımayı başarmak onu mutlu eder.


Hareket etmeyi sever. Ona bol ve rahat giysiler giydirmeye özen gösterin.


6 Aylık Bebek Aşı Takvimi


DTacB-IPV-Hib/5’li Karma Aşı 3. doz

KPA 13/Pnomokök Aşısı   3. doz


Hepatit B 3.  doz


Rotavirüs aşısı 3. Doz (Not: Rotatrix marka aşı yapıldıysa 3.Doz yoktur.)



6 Aylık Bebek Gelişiminde Neler yapılır?

13 Mart 2014 Perşembe

Bebeğin zekası iletişimde gizli

Bebeğin gelişiminin insanlarla iletişime geçmeye bağlı olduğuna vurgu yapan Dr. Nilüfer Toprakçı, ebeveynlere bu iletişimi güçlendirmeleri için bazı önerilerde bulunuyor.


Adım adım iletişim


• Yeni doğan bebeğinizle göz teması kurun, gözlerinin açık olduğu o değerli anları kaçırmayın.


• Bebeğinizle konuşun, ona bir şeyler anlatın.


• Bebeğinizi emzirin. Anne sütünün yararları yanında, beslenme seansları bebekle göz göze gelme, konuşma, şarkı söyleme fırsatı yaratacaktır.


• Bazı mimikler yapın, yüzünüzü komik şekillere sokun. 1-2 günlük yenidoğan bebekler bile yüz hareketlerini taklit edebilirler.


• Aynada kendisini görmesini sağlayın.


• Onu gıdıklayın, gülmesini sağlayın.


• Birlikte yürüyüşlere çıkın. Etrafta gördüklerinizi, duyduklarınızı ona anlatın. Onu markete, alışverişe, parka götürün.


• Ona şarkılar söyleyin. Bu, sizin uydurduğunuz bir şarkı da olabilir.


• Ona müzik dinletin. Bazı çalışmalarda, müzik ritmlerini öğrenmenin ileride matematik öğrenmeyi kolaylaştırdığı gösterilmiş.


• Bir şey yapmadan önce, ona ne yapacağınızı söyleyin (Şimdi ışığı kapatıyorum…gibi) Böylece, neden-sonuç ilişkisi kurmaya başlayacaktır.


• Ona kitap okuyun, resimleri gösterin, her şeyin adını söyleyin.


• Değişik dokulu kumaşları, giysileri ellemesini sağlayın, onları cildine değdirin.


• Yiyecekleri ellemesine, kendini beslemeye çalışmasına izin verin.


• Hareketlenip emeklemeye başladığında, yerde yastıklar, oyuncaklarla engelli bir parkur oluşturun.


• Ona masal anlatın.


• Televizyonu kapatın.


• Banyo sırasında, plastik kaplara su doldurup boşaltmasına, suyla oynamasına izin verin.


Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Dr. Nilüfer Toprakçı




Bebeğin zekası iletişimde gizli

Bebek Ağlaması nedeni

iStock 000010665240Smallicc


Bebek  Ağlaması:  Ağlama düzenleri, Duyguların Ayırt Edilmesi ve Gözlemcilerin Duygusal  Tepkileri


Ağlamak dinamik ve çok çeşitli bir eylemdir. Doğumdan itibaren ana iletişim yöntemidir ve bu eylem, ayırt edici sesler, yüz ifadeleri ve zaman içinde değişiklik gösterebilen kol-bacak hareketlerini de içine alır. İnsan yavrusunun giderek daha fazla ağlamaya gösterdiği eğilim, -ki bu gerekli olduğunda  ebeveynlerin yardıma çağırarak çocuğun hayatta kalmasını sağlar-uyum sağlamaya yöneliktir. (Lummaa, Vuorisalo, Bard&Lehtonen, 1998). Ağlamak, ebeveynlerin evlatlarına yeterli bakımı gösterememesi tehlikesini azaltmak için zaman içersinde evrilmiş iletişimsel bir işarettir. (Soltis, 2004) Bununla birlikte ağlamak aynı zamanda strese yol açam bir etmendir (McLaughlin, Hull, Edwards, Cramer&Dewey, 1993) ve çocuğun aşırı ağlaması ebeveynliğin en zorlayıcı yönlerinden biri olabilir.


Ağlamak, bebeğin olumsuz duygularını temel ifade etme biçimidir.  Çocuk, olası her duyguya karşılık gelecek karakteristik ifade biçimlerinden birini edinmedikçe ve duygusal durumunu tanımlayacak dil repertuvarından yoksun olduğu müddetçe ağlamak,  olumsuz duygularını dışavurmak için kullanacağı en yaygın ve genel  yöntem olacaktır. Bebekler rahatsız hissetiklerinde, kızgın, üzgün ya da korkmuş olduklarında ağlarlar. Bebek ağlaması, onun bakımını üstlenenlere seslenen bir yardım çağrısı olabilir ve çoğu zaman bebeğin karşı karşıya kaldığı ve kendi başına kolayca çözemeyeceği  problemlerin sonucunda oluşur. Ağlama eylemi, farklı memelilerde ebeveyn tepkilerine neden olur ve yalnızca çocuğun sakinleşmesiyle birlikte yokolan olumsuz bir duygusal tepki  yaratır. (Barr, 2006)


Bundan onyıllar önce, ağlamaya tetikleyen duygusal durumun, yeni doğanlarda farklı ağlama şekilleri yaratabileceği öne sürülmüştü (Wolff, 1969) Acı durumunda, acının yol açtığı yüz ifadesinin  evrensel nitelikte olduğu (Prkachin, 1992) ve yetişkinlere oranla bu ifadenin bebeklerde daha tutarlı olduğu iddia edilmişti  (Craig, Prkachin, &Grunau, 2001) zira bebeğin acıyı ifade edebilme yetisi onun hayatta kalmasını sağlamak için kritik önemdedir.  (Williams, 2002) Bebekken ağlamak,  çevreyi uyarmak ve onun bakımını üstlenenlerin bebeğe fiziksel yakınlık sunması ile beslenmesini sağlaması için zaman içerisinde geliştirilmiş, uyum sağlanmasına yönelik bir davranıştır (Zeifman, 2001). Ağlama sesi aciliyet hissi ileterek ebeveyde, bebeğin sıkıntısını azaltma ve sorununa yanıt vermeye hazırlayacak pisikolojik bir uyarılma sürecini  tetikler (e.g. Del Vecchio, Walter, & O’Leary, 2009).  Böylelikle memeliler sınıfına ait anneler  temel frekans(Protopapas& Lieberman, 1997; Soltis, 2004)ve ağlarken sesin  kısılması (Cecchini, Lai,& Langher, 2010) gibi başlıca akustik özelliklere bakarak bebek ağlamasına değişen aciliyette cevap verirler.


Ağlayan bir suratta, kaşlar düşer ve dudak kenarları yana çekilir (Messinger, 2002). Ağlayan yüz ifadelerinde yanakların yukarı çıkması ve ağzın açılması yoğun olumsuz duygularla ilişkilendirilir (Fox& Davidson, 1988). Aslında  duygular yoğunlaştıkça ifadeleri daha da abartılmış suratlar görülür (Messinger, 2002). Acı durumunda, ağlamanın akustik özellikleri acının derecesini ayırt etmek açısından faydalıdır (Bellieni, Sisto, Cordelli, & Buonocore, 2004).  Ağlamanın süresi de, tıpkı ağlamanın ritmi gibi bebeğe bakan kişiye bilgi sunarak onu sıradışı bir duruma karşı uyarır (Leeds& Thompson, 2005). Bununla birlikte, farklı duyguların neden olduğu ağlama edimleri, eğitimsiz kulaklar tarafından oldukça zor ayırt edilir (Oster, Hegley, & Nagel, 1992) Çocuğun çok farklı koşullar altında ağladığı gerçeği, bebeğin bakımından sorumlu olanların farklı tepkiler vermesini gerektirir ki, bu da bizi bir takım önemli sorulara götürür: a) ağlamaya yol açan duyguya bağlı olarak farklı ağlama şekilleri var mıdır?, b) bir kişi ağlamayı gözlemlediği takdirde bunun sebebini ayırt edebilir mi?, c) hangi duygunun ağlamaya neden olduğunun ayırt edilme derecesi dikkate alınmaksızın, farklı ağlama türleri onu gözlemleyen kişide  farklı tepkiler doğmasına yol açar mı?


Bu çalışmanın üç hedefi var. İlki, bebek ağlamasıyla en yakından ilgili üç duygusal durumun – korku, öfke, acı- yol açtığı ağlamaların arasındaki farklılıkları tanımlamak. İkincisi bebeğin ağlamasıyla ilgili duyguların tanınmasında yetişkinlerin doğruluk payının analiz edilmesi ve örneğin bebeğin içinde bulunduğu duruma dair bilgi sahibi olmak gibi olası ana değişkenlerin ağlamaya yol açan duyguları tahmin etmedeki rolü. Son olarak, üçüncü hedef ise, bebekleri ağlarken gören yetişkinlerin verdiği duygusal tepkiler ve bebeğin ağlama sebebine göre (korku, öfke ya da acı) tepkilerde herhangi bir değişiklik gözlenip gözlenmediği .


ÇALIŞMA I


Birinci çalışmanın amacı akut acı, korku ya da öfkeden kaynaklanan ağlamanın yüzsel ve sessel özelliklerini analiz etmektir. Temel hipotez, her ağlamanın belli bir sessel ve yüzsel ifadeyle tanımlandığıdır.


METOD


Katılımcılar


Örnekler, kendi doğal ortamlarında ağlarken kaydedilen  (gündüz bakım evi ve tıp merkezi) yaşları 3 ila 18 ay arasında değişen, 20 bebekten (10 kız 10 oğlan) oluşmaktadır. Grup, 8 aylıktan ufak 10 bebek ve 8 aylıktan büyük  10 bebek olmak üzere ikiye bölünmüştür. Bu grubu böylece ikiye bölmenin amacı sekizinci ayın bireylerarası iletişimde kritik bir dönem olmasıdır. 8 aylıktan sonra bebek yakın ilişkide bulunduğu kişileri net bir şekilde tanır, onlardan ayrıldığında endişe gösterir ve yabancılardan korkar (Ainsworth, Blehar, Waters, & Wall, 1978) Her bir bebek için ailenin, çalışmanın gerçekleştirildiği  gündüz  bakımevi sorumlusunun ve Çocuk Koruma Yetkililerinin onayı alınmıştır.


Araçlar


Kayıt altına alma işlemi profesyonel bir ekip tarafından gerçekleştirildi. Bebeklerin görüntüleri  Betcam dijital kalitesinde kaydedildi.  Dosyalar, tam olarak 16 bit ve 44.1 kHz  örnekleme frekansı ile,  ses kaybını engelleyen sıkıştırılmış bir format olan AIFF standardında bir mikrofon kullanılarak kaydedildi.


Yüz ifadelerinin analizi için, Yüz Hareketi Kodlama Sistemi (FACS) (Ekman, Friesen, &Hager, 2002) çocuklara uyarlandı (Fernández-Abascal, Martínez-Sánchez, & Chóliz, 2009) Bununla birlikte ağız ve göz çevresine özel dikkat gösterildi.


Prosedür


Bebeklerde bahsi geçen duyguları uyandırmak için şu yöntem izlendi: 1) bebeklerin el ya da ayakları birkaç saniye boyunca tutuldu, kızıp ağlamaya başlayıncaya dek kol ve bacaklarını hareket ettirmeleri  engellendi; 2) beklenmedik bir ses çıkartarak korkmaları sağlandı (el çırpması, çocuğun görüş alanı dışında bir eşyanın yere düşmesi, önce korku ardından ağlamaya neden oldu) 3) acı duygusu ise zorunlu aşılama sayesinde sağlandı


Emzik kullanılmadı ve çocuklar teskin edilmeden önce birkaç saniye ağladılar.


Göreceli uzun bir ağlama seansında bebeğin ağlama akustiğinde bazı özellikler değişiklik gösterdiğinden (Green, Gustafson, & McGuie, 1998)  zaman geçtikçe farklı duygular aynı anda ortaya çıkabileceğinden (örneğin acı ve korku) ve  aynı anda iki duygunun birden ortaya çıkma durumu her ağlama için belli bir şablon oluşturmasını zorlaştıran bir etmen olduğundan Zeskind, Marshall ve Goof (1996)’taki gibi, ağlamanın yalnızca ilk on saniyesi seçildi.


Bebekler ağlarken profesyonel bir ekip çocuğun yüzünü kameraya çekti ve sesini kaydetti. Analiz ağlamanın ilk on saniyesinde  gerçekleşti  ve ağlamanın gelişimini izlemek için de Yüz Hareketi Kodlama Sistemi kullanılarak yüz kasları incelendi. Daha sonra analiz için iki tür ölçüm seçildi: göz çevresindeki faaliyet ve ağlamanın şiddeti:


a)Göz çevresi:  Ağlama sırasında gözlerin kapanma yüzdesi


b) Ses: İki parametre analiz edildi: 1) uyarılmadan (iğne, ses ya da hareketsiz bırakma)kaç saniye sonra ağlamanın başladığı ve 2)ağlamanın şiddetinin (dB) nasıl seyrettiği


Gözlemciler tarafından rahatlıkla yorumlanabilecek bir ağlama analiz yöntemi tercih ettik.  Aslına bakılırsa bu bir akustik analiz değil çünkü bizler ağlamanın şiddetini (desibel olarak) ve uyarılmadan ne kadar sonra başladığını  inceledik. Bununla birlikte ortalama ağlamaya başlama süresi  bebeklerde nosiseptif  uyarıcıya tepkiyi inceleme amacıyla (Delevati & Bergamasco, 1999) daha önceden de bazı başka çalışmalarda kullanılmıştı (Cecchini, Lai, & Langher, 2007; Robb, Crowll, Dunn-Rankin, & Tinsley, 2007)


Sonuçlar


Yüz kaslarının ağlarken gerçekleştirdiği hareketler tüm ağlamalarda prototip özellikler taşır:  Alında, kaşlarda ve dudaklarda gerginlik, ağzın açılması ve yanakların yukarı doğru kalkması. Analizler iki farklı yaş grubuna dayanarak yapıldı (sekiz aydan küçük ve büyük bebekler). Konu ile ilişkin farklılıkların elde edildiği parametereler şunlar oldu: a)uyarıcı ile ağlamanın başlaması arasında geçen süre ve b) bebeklerin gözlerini kapatarak ağladıkları süre. Yaşça  ufak ve büyük olan bebekler arasında istatistiki bir fark bulunamadı. Sonuçlar Tablo I’de yer almaktadır.


Ağlamaya neden olan duygulardan acı ve korku arasında şu parametrelerde istatistiki farklılıklar elde edildi. A)uyarıcıdan sonra ağlamaya başlamak (F(1,18)= 37.4; p˂ .01) ve b)ağlarken gözlerin kapalı olması (F(1,18)= 10.7; p˂.01). Aynı parametrelerde acı ve öfke arasında da farklılık oldu: ağlamaya başlamak (F (1,19)= 20.2; ˂ .01) gözlerin kapalı olması (F(1,19)= 21.0; p˂.01). Korku ve öfke arasında farklılığa rastlanmadı. Korku, öfke ve acının maksimum şiddeti (desibel olarak) arasında farklılık bulunmadı. Şekil I bu sonuçları grafiksel açıdan gösteriyor.


 


 


Tablo I: Yaşa göre farklı ağlama parametreleri sonuçları. Ortalama ve standard sapma































Uyarıldıktan sonra ağlamaya başlama  (sn)        Ağlarken gözlerin kapalı olması (sn)

 


Duygu           bebek˂8 aylık     bebek ˂8 aylık        toplam       bebek ˂8 aylık   bebek ˂8 aylık    toplam

       
Acı1.75 (.96)1.13 (.35)1.3 (.7)9.2 (.84)8.13 (3.23)8.5 (2.6)
Korku6.50 (2.12)9.75 (4.79)6.7 (4.2)6.50 (2.12)3.80 (2.59)4.6 (2.6)
Öfke8.20 (5.02)9.00 (6.98)8.6 (5.6)4.60 (3.27)2.57 (2.30)3.8 (3.0)

Şekil 1: Ağlama örüntüsü


(Çizgiler sırasıyla: Korku, Öfke, Acı… Tablo:Desibel/Saniye)


Şekil 2: 8 aylıktan küçük ve 8 aylıktan büyük bebeklerde öfkenin  neden olduğu ağlama


Şekil 3: 8 aylıktan küçük ve 8 aylıktan büyük bebeklerde korkunun neden olduğu ağlama


Şekil 4: 8 aylıktan küçük ve 8 aylıktan büyük bebeklerde acının  neden olduğu ağlama


Acı, korku ya da öfkenin neden olduğu ağlamaların özellikleri aşağıda belirtilmiş ve fotoğraflarda da gösterilmiştir.


Öfke


Çoğu zaman gözler yarı kapalıdır. Bakışlar boşluğa ya da sabit ve ileri yöneltilir. Ağız açık ya da yarı-açıktır ve ağlamanın şiddeti giderek artar


Korku


Gözler neredeyse hep açıktır.  Bazen bir şeyler arar gibi bakar ve başlarını arkaya atarlar. Ağlama bir anda patlar ve gerilimi giderek artar


Acı


Gözler neredeyse her zaman kapalıdır ve açıldığı nadir anlarda da gözlerin aralanması minimum düzeyde olur ve bebek uzağa bakar. Diğer bir karakteristik özellik ise göz etrafında görülen gerilim ve kaşların çatılmasıdır. Ağlama aniden ve acının ortaya çıkmasının hemen ardından başlar ve en baştan itibaren en yüksek şiddetindedir.


Tartışma


Bu çalışmada korku, öfke ve acının neden olduğu ağlamalar farklılık göstermiştir. Bu farklılıklar ise,  ağlamanın ve ağlarken meydana gelen yüz ifadelerinin sonraki analizi sayesinde tespit edilmiştir.  Ağlama türleri arasındaki temel farklılıklar şöyledir:


Yüz ifadeleri ndeki temel farklılık göz çevresinde meydana gelir. Bebekler korku ve öfke nedeniyle ağladıklarında gözlerini açık tutarken, acı nedeniyle ağladıklarında gözleri neredeyse hep kapalı olur. Gözler sımsıkı kapanırken göz çevresindeki gerilim çok artar  ve  kaşlar farkedilir düzeyde çatılır.  Korku durumunda, onları korkutan bir uyarıcının varlığı nedeniyle bebekler gözlerini açık tutar ve etrafa bakarlar. Son olarak, kızgın olduklarında gözlerini tam açmazlar (yarı yarıya açık) ve bazen de bakışlarını ona rahatsızlık veren kişiye yöneltirler. Ağlama sebebine göre göz hareketlerinde farklılık oluşması ise şöyle açıklanabilir:  Korku ve öfke durumunda rahatsızlık yaratan tehdit dışardan gelmesine rağmen, acı durumunda içerden gelmektedir. Ayrıca acı, ebeveynlerin derhal tepki vermesini  gerektiren bir hastalığın belirtisidir.  Korku durumunda  ise, bebekler korktuklarında yardım ararlar; öfkeliyken ise kendilerini bu duruma neden olan ortamdan uzaklaştırmak isterler.  Bununla birlikte bu kesin olmayan hipotezler sonraki çalışmalarda doğrulanmalıdır.


Ağlama dinamiğinin zamanla olan ilişkisine baktığımıza, mimiklerin gözlemlenmesi ve ağlayan bebeğin sesinin dinlenmesiyle de, farklılıklar belirlenebilir. Öfke durumunda mimikler ve ağlamanın şiddeti giderek artarak yoğunlaşır çünkü muhtemelen bebeğin elini ve ayağını oynatamamaktan duyduğu rahatsızlık da giderek artmaktadır. Buna karşılık öfkeden farklı olarak, korku duygusuna verilen tepki ilk başta en yüksek yoğunluğundadır, bu da uyarıcının harekete geçirildiği anda en yüksek korku duygusunu uyandırmasıyla açıklanabilir.  Yine de, bebeği korkutan sesin duyulmasıyla bebeğin ağlamaya başlaması  arasında tansiyonun kademeli olarak yükseldiği bir dönem bulunur.  Acı ise burada da farklılık gösterir çünkü ağlama en başından beri maksimum yoğunlukla başlar ve acı hissi sürdüğü müddetçe de devam eder.


ÇALIŞMA II


İkinci çalışmanın amacı ağlamaya neden olan duyguyu analiz etmektir. İlk adım, üç tür ağlamaya neden olan duyguları teşhis etmede doğruluk olup olmadığını analiz etmektir.  İkinci adım ise bebeğin içinde bulunduğu ortama dair (onu ağlamaya neyin ittiği)  bilgiye sahip olmanın ağlamaya neden olan duyguyu doğru teşhis etmede etkisinin olup olmadığını analiz etmektir. Ana hipotez farklı ağlama örüntülerinin gözlemciler tarafından ayırt edilebileceği ve ortam bilgisinin gözlemcilerin teşhisinin doğruluk payını optimize edeceğidir.


Metod


Çalışmaya yaşları 18 ila 67 arasında değişen 306 yetişkin (219 kadın 87 erkek) katıldı. Hepsi de üç İspanyol üniversitesinden birinde (Velencia Üniversitesi, Murcia Üniversitesi, Ulusal Uzaktan Eğitim Üniversitesi) öğrenciydiler.


Katılımcılar, çalışmadan önce onlara verilen bilgiye göre iki gruba ayrıldılar. Gruplar  a)“bilgilendirilmiş” ve b) “bilgilendirilmemiş” grup olarak ayrıldı. “Bilgilendirilmiş gruba”  bebek ağlamasının düzenini anlamak için izlenen prosedür kısaca anlatıldı (Deney I Presdür Kısmı), “bilgilendirmemiş gruba” ise bu konuyla ilgili bir bilgi verilmedi.  İki grup arasındaki tek fark buydu.


Araçlar


Bu çalışmada uyarıcı olarak Deney I’e katılan 20 bebeğe ait 38 ağlama videosu izlettirildi. Ağlama videolarının dağılımı ise şöyleydi: 12 adet acı nedeniyle ağlama videosu, 9 korku ve 17 öfkenin tetiklediği ağlama videosu.


Ağlama videolarının süresi en az 10 saniyeyle en fazla 20 saniye arasında değişiyordu. Bebeğin ağlamasına neden olan uyarıcı da dahil olmak üzere, videoda yer alan profesyoneller vs. gibi bebek ağlamalarıyla ilgili ek bilgi sağlayabilecek tüm içerikler görüntülerden çıkarıldı.


 


 


 


Prosedür


Katılımcıların önünde, bebeğin ağlamasının ne den kaynaklandığını yazmaları istenen birer skor kağıdı bulunuyordu.  Katılımcılar bu kağıtlara bebeklerin ağlarken ne hissetiğini yazacaklardı: 1:acı; 2: korku; 3: üzüntü; 4: öfke ve 5: diğer (diğer yazdıkları takdirde sebebin ne olduğunu yazmaları isteniyordu)


Daha önceden “bilgilendirilen gruba” bebeklerin videoya kaydedilirken ağlaması için nasıl  bir yöntem izlendiğine yönelik veriler sağlandı. “Bilgilendirilmeyen grubun” ise bebeğin neden ağladığına dair en ufak bir bilgisi bile bulunmuyordu.


Onlara verilen komutlar şöyleydi: “Birazdan farklı bebeklerin ağladığı video görüntüleri göreceksiniz. Her birinin neden ağladığını bilmeniz isteniyor.”


-          Çünkü bebek acı hissediyor


-          Çünkü bebek korkmuş


-          Çünkü bebek üzgün


-          Çünkü bebek öfkeli


-          Herhangi başka bir sebepten (lütfen neden olduğunu belirtiniz)


“Doğru bulduğunuz seçeneği cevap kağıdınıza ancak videoyu izledikten sonra yazmanız gerekmektedir”


Ardından videolar gösterilir ve katılımcılar bebeğin ağlamasına neden olduklarını düşündükleri duyguyu cevap kağıdına yazarlar.


Sonuçlar


Tablo 2 ağlamaya neden olan duygunun (acı, korku ve öfke) tahmin edilmesindeki doğruluk oranlarının (doğruluk yüzdesi) sonuçlarını gösteriyor. Her iki katılımcı grubun da (“bilgilendirilen grup vs. bilgilendirilmeyen grup”) yaş gruplarına göre(8 aylıktan büyük ve 8 aylıktan küçük)  elde ettiği sonuçlar Tablo 2’de gösteriliyor.


Tartışma


Varılan genel yargıya göre, -özellikle de korku veya öfke durumunda-  bebeklerin ağlamasına neden olan etmeni ayırt etmek kolay değildir. Yalnızca sekiz aylıktan büyük bebeklerde acı belirgin bir şekilde daha doğru ayırt ediliyor.  Sekiz aylığın altındaki bebeklerde ise katılımcılara ancak koşullarla ilgili bilgi verildiği takdirde (aşı yapılması) ağlamaya acının neden olduğu tahmin ediliyor.


Bebeğin içinde bulunduğu koşulların, katılımcılara verilen kısa bilgilendirmenin onların tahminlerinin doğruluğuna katkısı bağlamında incelendi.  Sağlanan bilgi genel kapsamlıydı. Katılımcılar kesinlile her ağlamanın neden kaynaklandığını bilmiyorlardı.


Sağlanan bilgi özellikle sekiz aylıktan küçük çocuklarla ilgili olarak belirleyici oldu.  Bununla birlikte korku veya öfke durumunda bu bilgiler yardımcı olmadı.


 


 


Tablo 2: 8 aylıktan büyük ve küçük bebeklerin duygularını tahmin etmedeki doğruluk tablosu

































DurumAğlamaya neden olan duyguDoğru tahmin oranı (bebek ˂8 aylık)Doğru tahmin oranı ((bebek ˂8 aylık)Doğru tahmin oranı toplam
BilgilendirilmemişAcı.40.53*.49
Korku.43.36.38
Öfke.46.39.43
BilgilendirilmişAcı.60***.67***.64***
Korku.47.37.41
Öfke.48.46.47

* p˂.05 ifade eder. Binomial test.


*** p˂ .001 ifade eder. Binomial test.


ÇALIŞMA 3


Üçüncü çalışmanın amacı daha önceki iki çalışmada incelenen öfke, korku ve acı kaynaklı bebek ağlamalarının gözlemcilerde neden olduğu tepkiyi analiz etmekti. Temel hipotez, farklı ağlama türlerinin gözlemcilerden farklı duygusal reaksiyonlara neden olacağı yönündeydi. Ayrıca acı kaynaklı ağlama adaptasyon ve hayatta kalma durumuyla daha alakalı olduğundan bunun gözlemcilerde en yüksek duygusal skoru oluşturacağı düşünülüyordu.


Metod


Katılımcılar


Bu deneye yaşları 19 ila 44 arasında değişen ve hepsi Valencia Üniversitesi’nde psikoloji öğrencisi olan 71 kişi (60 kadın 11 erkek) katılmıştır.


Prosedür


Katılımcılar 38 adet ağlayan bebek videosu izlediler. Her görüntüden sonra katılımcılara bunun onlarda uyandırdığı duyguları bir kağıda yazmaları istendi. Bu görüntüler 1. ve 2. çalışmada izletilenlerle aynıydı. Videoların sıralaması dengeliydi.


Araçlar


Zevk, uyarılma ve kontrol altına alma reytingleri Öz Değerlendirme Modeli (SAM) (Bradley&Lang, 1994, 2000; Lang, 1980) kullanılarak elde edildi. SAM sözel olmayan resimli değerlendirme tekniği, kişinin geniş bir uyaran yelpazesi içinde zevki, uyarılmayı ve kontrol  altına alma duygularını doğrudan ölçmeyi hedefler. Bu durumda hedef, ağlama nedeniyle oluşan duygusal durumu ölçmekti.  Araç, 1’den 9’a uzanan bir sakala içerisinde üç bipolar boyutu değerlendiriyor. (Şekil 5) SAM geniş bir uyaran yelpazesi içinde duygusal tepkileri etkili bir biçimde ölçtü (Greenwald, Cook, & Lang, 1989; Miller, Levin, Kozak, Cook, McLEan, & Lang, 1987; McNeil &Brunetti, 1992).


 


 


 


Tablo 3: Bebekleri gözlemleyenlerin SAM skorları




































DuyguOrtalamaSD
En yüksek değerAcı3.06.48
Korku3.40.30
Öfke3.79.51
UyarılmaAcı5.61.67
Korku4.74.57
Öfke4.66.69
Kontrol  Altına AlmaAcı4.98.63
Korku5.73.54
Öfke5.80.53

 


Sonuçlar


Tablo 3, her ağlama türünün (acı, korku ve öfke) yarattığı duygusal boyuttan ( zevk, uyarılma ve kontrol altına alma) elde edilen skorları gösteriyor.


Şekiller, sırasıyla öfke, korku ve acının tetiklediği ağlamaların yarattığı duygusal  uyarılmayı gösteriyor.


En yüksek Değer


Üç tür ağlamanın yarattığı duygulara verilen puanlama hoşnutluktan hoşnutsuzluğa doğru  gidiyor. Acının tetiklediği ağlama gözlemcilerde en büyük hoşnutsuzluğu yaratan ağlama türü.  Ölçümlerden edinilen skorlarda da acı ve korku arasındaki bu fark açıkça görülüyor (t=3.83; p˂.01) ya da öfke (t= 10.03; p˂.01) Aynı şekilde,  korkunun tetiklediği bebek ağlaması da öfkenin neden olduğu bebek ağlamasından  daha yüksek bir hoşnutsuzluğa neden oluyor. (t=4.72; p˂.01).


Uyarılma


Bu noktada acı için 5.61 (“tedirginlik” noktasına daha yakın) ve öfke için 4.66 (ortalama bir skor) gözlemlenirken, skorların skalanın ortasında yoğunlaştığını gördük.  Acının tetiklediği bebek ağlaması en yüksek tedirginlik tepkisini yaratırken ve korkuyla (t=10.11; p˂.01) ya da öfkeyle karşılaştırıldığında(t=13.91; p˂.01) istatistiksel farklılıklara sahip olduğu gözlemlendi. Bu ölçümde korku ve öfke arasında gözle görülür bir fark ise gözlemlenmedi.


Kontrol altına alma


Yine aynı şekilde bu durumda da skorlar, acı için 4.99 (tam ortada) ve öfke için 5.80 olmak üzere (yüksek kontrole daha yakın) daha çok orta noktada toplanıyor. Acının neden olduğu bebek ağlaması ise kontrol eksikliği tepkisinin en yoğun ölçüldüğü ağlama olurken korku (t=8.11; p˂.01) ve öfke (t=8.68; p˂.01) arasında büyük bir farklılık gözlemlenmedi.


 


 


 


Tablo 4: Sekiz aylıktan büyük ve sekiz aylıktan küçük çocukları gözlemleyenlerin SAM skorları
























































Duygu˂8 aylık˃8 aylıktp
En yüksek değerAcı3.272.943.70.01
Korku3.613.32-4.14.01
Öfke3.883.654.04.01
UyarılmaAcı5.415.732.42.01
Korku4.694.76-.45ns
Öfke4.804.46-.72ns
Kontrol altına almaAcı5.244.843.12.01
Korku5.665.763.83.01
Öfke5.685.97-3.53.01

 


Son olarak, tıpkı Çalışma 1 ve 2’de olduğu gibi bebeklerin neden olduğu duygusal etkilerin farklı olup olmadığını ortaya çıkarmak için gruplar bebeğin yaşına göre bölündü (8 aylığın altında ve üstünde)  Sonuçlar Tablo 4’te ortaya konuldu.


Acı durumunda, SAM’in ortaya koyduğuna göre, yaşı daha büyük olan bebekler daha küçük olanlara oranla,  daha yüksek duygusal tepkiye neden oldu. Şu üç bağlamda gözle görülür farklılıklar tespit edildi: Yaşça daha büyük olan bebeklerin ağlaması gözlemcilerde, daha küçük bebeklerin ağlamasına oranla daha büyük bir hoşnutsuzluk yaratıyor (t=370; p˂.01),daha yoğun (t=2.42; p˂.01) ve daha az kontrol edilebiliyor (t=3.12; p˂.01)


Tartışma


Ağlamanın ana işlevlerinden biri, yetişkinlerden yardım istemektir. Bu davranış oldukça faydalıdır çünkü yetişkinlerde ancak bebeğin ağlamasının son bulmasıyla ortadan kalkacak oldukça yoğun ve can sıkıcı bir duygusal tepkinin oluşmasına yol açar.  Bebeğin ağlamasının nedenleri ise çok çeşitli olabilir; bununla birlikte yetişkinin ağlamaya verdiği tepkinin de buna göre değişiklik göstermesi gerekir. Bu nedenle bebeğin ağlamasının nedeni ve bu ağlamanın yetişkinlerde uyandırdığı duygusal reaksiyonun araştırılması yararlıdır. Üçüncü deneyin amacı, birinci ve ikinci deneylerde analiz edilen ve farklı nedenlerle tetiklenen (öfke, korku ya da acı) bebek ağlamasının gözlemcilerde uyandırdığı duygusal reaksiyonun analiz edilmesidir.


SAM duygusal reaksiyonların üç farklı boyutunu inceledi (hoşnut olma, uyarılma ve kontrol altına alma) Elde edilen sonuçlar yetişkinlerin bebek ağlamasına gösterdiği tepkilerin farklılık içerdiğini ortaya koyuyordu. Bunlar:


a)      Acı nedeniyle tetiklenen bebek ağlaması, en yüksek düzeyde hoşnutsuzluk, uyarılma ve kontrol eksikliği tepkisi doğuruyor. Korku ve öfke nedeniyle meydana gelen ağlamalarda ise hoşnutsuzluk tepkisi dışında bir farklılık (korku kaynaklı ağlamalara verilen tepkilerde elde edilen skorlar öfke durumundan daha yüksekti) gözlemlenmiyor.


b)      Ağlamanın neden olduğu duygusal tepkinin yoğunluğu, ihtiyacın aciliyetine göre değişiklik gösteriyor. Bebeklerdeki acı kaynaklı ağlama en büyük aciliyeti olan ve en dikkat çeken durum olduğundan en yüksek rahatsızlığı doğuruyor.  Kuşkusuz bu, uyum sağlamaya yönelik ve işlevsel bir tepki.


c)       Yaşça daha büyük olan bebekler, gözlemcilerde daha yoğun duygusal tepkiler doğmasına yol açıyorlar. Bu durum ise şöyle açıklanabilir: Yaşça daha büyük bebeklerin ağlaması daha çok somut olumsuz durumlarla ilgiliyken, yaşça daha küçük olan ya da yeni doğan bebeklerin ağlaması en küçük olumsuz ya da nötr duyguda gerçekleşebiliyor zira onlar için ağlamak henüz temel bir ifade biçimi. Bununla birlikte yaşça daha büyük olan bebeklerde ağlamak, daha açık bir biçimde yoğun ve olumsuz duygulara işaret ediyor.


 


Genel Tartışma


Ağlamak bebeklerin olumsuz duygularını temel  ifade etme biçimidir.  Bebekler, ayrım gözetmeksizin, rahatsızlık hissettiklerinde, öfkeli, üzgün ya da korkmuş olduklarında ağlarlar. Bu nedenle, değişik nedenlerle oluşan bebek ağlama örüntülerinde farklılık olup olmadığı ve bu farklılıkların yetişkinler tarafından algılanıp algılanmadığının bilinmesi çok önemlidir.


İlk olarak, yüz ifadeleri ve çıkarılan sesler analiz edilerek bebeklerdeki farklı ağlama örüntüleri nin belirlenebileceği düşünüldü. Yüz ifadeleriyle ilgili olarak, göz çevresi  araştırmacılara en fazla bilgi sunan  bölümdü.  Çünkü korku ve öfke durumunda çocuk gözlerini açık tutarken, acının neden olduğu ağlamalarda bebeğin gözleri genelde kapalı oluyor. Bebek gözlerini açtığında ise belirli bir noktaya bakmıyor. Öte yandan korku söz konusu olduğunda bebek tehlike yaratan kişi/nesneden uzak bir yere bakıyor, yardım arayışı içerisinde gözleri bir yetişkine yöneliyor.  Bu durumda surat ifadesine ağız çevresinde oluşan gerilim de ekleniyor. Öfke durumunda ise bebek, tehdit oluşturan kişiye bakıyor. Bununla birlikte son iki önermeyi doğrulayan deney çalışmalarının yapılması gerekmektedir.


Sesler de bu üç ağlama şekline göre farklılık gösteriyor. Acı durumunda, acı veren uyarıcının ortaya çıkmasıyla ağlama sesi bir anda şiddetli bir şekilde duyuluyor. Diğer araştırmalarda da belirtildiği üzere ağlamanın başlama süresi kısa oluyor (Runefors& Ambjörnsson, 2005), ağlama sesi birdenbire ve başlangıcından itibaren yoğun bir şekilde ortaya çıkıyor. Korku durumunda da ağlama bir anda başlıyor ancak önce bebeğin yüzündeki kas hareketlerindeki gerilimden, artan endişe gözlemleniyor. Son olarak ağlamanın öfke nedeniyle tetiklendiği durumlarda ağlamanın şiddeti yüzdeki kas gerilimiyle koordineli olarak, kademeli bir şekilde artıyor.


Yine de ağlama türleri arasında farklılıklar olması onların gözlemciler tarafından açıkça ayırt edilebildiği anlamına gelmiyor. Eğer bir kişi ağlamayı doğuran duyguyu bilmiyorsa, ağlamanın neden kaynaklandığını bulması oldukça güçtür. Bu sonuç da, yalnızca deneyimli kişilerin ağlama türünü ayırt edebileceğini gösteren bazı çalışmalarla (Irwin, 2003) ve birkaç aylık bir bebeğin iyi ya da huzursuz olduğunu gösterebileceğini fakat üstü daha örtülü duyguları o kadar açık belirtemeyeceğini söyleyen çalışmalarla uyumludur (Galati&Lavelli, 1997). Bu çalışmada yalnızca acı- özellikle de gözlemciler bebeğin ağlamasına neden olan prosedürü bildiklerinde- açık bir şekilde ayırt edildi.  Aslına bakılırsa, ağlamaya sebep olduğunda acı en kolay ayırt edebilen duygu oluyor. Bunun açıklaması ise acının ortama uyum sağlamaya yönelik bir yönünün olması ve acının tetiklediği ağlamanın sağlık ve hayatta kalma durumuyla ilgili açık bir tehdide işaret etmesiyle bağlantılı olabilir.


Korku ve öfkenin tetiklediği bebek ağlaması açıkça ayırt edilemese de, gözlemcilerde farklı duygusal tepkiler yarattığı görülmüştür.  Ağlamaya neden olan üç duygudan biri olan acı gözlemcilerde daha yoğun ve hoşa gitmeyen tepkiler doğururken, gözlemcilerde daha yoğun bir kontrolü kaybetme duygusunun oluşmasına neden olmuştur.  Bu sonuçlar, acı duygusunun bebeğin bakımını üstlenenler tarafından gösterilecek acil ilgiyi gerekli kıldığı gerçeğiyle de örtüşmektedir. Dahası,  korku ve öfke duygularının yarattığı hoşnutsuzluk boyutunda farklılık gözlemlense de bu farklılık uyarılma ve kontrol görülmemektedir. Daha sonra yüz ve sesle ilgili gerçekleştirilecek deneysel çalışmalar korkuyu diğer ağlama türlerinden ayırt etmeyi mümkün kılacaktır. Ayrıca akustik analizlerin yapılması da gereklidir çünkü ağlamayı duyan yetişkinin göstereceği aciliyetin büyüklüğü ya da azlığı, ağlamanın fiziksel-akustik özellikleriyle de bağlantılıdır. Cecchini, Lai ve Langhter, (2010) sesi kısılıncaya kada ağlama ve yenidoğanların öfke/sıkıntıdan ağlamasıyla pozitif koreleasyon ve sessiz nefes almayla öfke/sıkıntıdan ağlama arasında negatif bir koreleasyon olduğunu ortaya koymuştur.


Ağlamalar farklı uzunlukta olduğundan bizler yalnızca ilk 10 saniyesini aldık. Bununla birlikte ağlamanın orta ve son kısımları  (30 saniye kadar uzuyabiliyor) bebeğin ağlamasını zaman içerisinde nasıl kontrol ettiğini gösteriyor ve bu özellik de ağlama türlerinin arasındaki farklılığın analizi açısından faydalı olabilir. Aslında Goberman ve Robb (1999) tüm ağlama sürecini incelediklerinde erken doğanlar ve vaktinde doğanlar arasında farklılıklar buldular.


Yöneltilmesi gereken diğer bir soru da, bebeklerin bakımını üstlenmenin onların ağlama sebebini tahmin etmeyi kolaylaştırıp kolaylaştırmadığıdır.  Deneyimin ağlamaya dair algıyı da değiştirmesi mümkündür zira anne-babalar ağlamanın tamamından bilgi edinip yorumlarken anne-baba olmayanlar ağlamanın yalnızca belirli kesimlerinde sunulan bilgiye odaklanıyorlar (Green, Jones, & Gustafson, 1987). Son olarak büyük ilgi uyandıran diğer bir konu da,  daha ilgisiz ebeveynler ile sağlıklı çocuk büyütme alışkanlıkları bulunan ebeveynler arasında farklılık bulunup bulunmadığı ve yetişkin özelliklerinin, bebeklerdeki stres ile ilgili olup olmadığıdır. (Zeifman, 2003)


 



Bebek Ağlaması nedeni

12 Mart 2014 Çarşamba

Bebeğin Vücut Dili



Bebeğin Vücut Dili ♥


 





Bebeğiniz konuşmayı öğrenene kadar derdini vücut dilini kullanarak, mimiklerle anlatmaya çalışacaktır. İlk deneyimlerini yaşayan anne babalar için bebeğin ne anlatmak istediğini anlamak biraz zordur. Zamanla bebeğin hareketlerini çözebilir, hareket ve mimiklerinden ne demek istediğini anlayabilirsiniz. Böylece hem bebeğinizin kendine karşı duyduğu güveni gelişir, hem de aranızdaki bağ güçlenir.


Minik bebeğiniz ağzını sımsıkı kapatıp, başını çeviriyorsa, gözlerini kısıp, ellerini birleştirip, çığlık atarak gülüyorsa ya da yüzünü kızartıp sonra yaygarayı basıyorsa kesinlikle size bir şeyleri anlatmak istiyordur.

Ancak bebeğin vücut dilini anlamak pek de kolay bir iş değil. Bebeğiniz ağlıyorsa “Acaba karnı mı aç; bir yeri mi ağrıyor?“ gibi sorular sizi panikletebilir. Ama dikkatli ve sezgileri güçlü anneler bebeklerini kısa sürede anlar ve ne demek istediklerini çözebilir. Onu yakından takip edip, hareketlerini çözdünüz mü bu iş tamam demektir. Zaten bütün bebekler ortak bir dil kullanır. Sevinme, şaşırma, ürkme gibi tepkiler tüm bebeklerde aynıdır. Eller ve kollar açılır, dudak bükülür, sevinç çığlıkları atılır… Olumlu olanların yanı sıra olumsuz mesajları da anlamak kolaydır.


Ekşimiş bir yüz, gergin bir ifade mutsuzluğu gösterir.


İlgiden sıkılmış bir bebek eliyle yüzünü örter, kulağını eller. Böyle bir durumda onunla oynamayı durdurun. Size kollarını uzatırsa oyuna devam edin, ancak kucağınızdan kurtulmaya çalışırsa bu onun artık yorulduğunu, oynamak istemediğini gösterir. Bebeğinizle birlikte vakit geçirirken onun verdiği ipuçlarıyla hareket ederseniz, hem size karşı güveni gelişir, hem de kendini sevgi ve güven dolu bir ortamda hisseder. Onun size gönderdiği tüm sinyallere duyarlı olduğunuz zaman yaşam ikiniz için de daha kolay olacaktır.

Eğer bebeğiniz çok küçükse jest ve mimikleri size yardımcı olacaktır. Bol bol konuşmanız onun için çok rahatlatıcı olur ve iletişimi güçlendirir. Sizi anlamayabilir, ama büyük bir dikkatle sizi inceler ve dinler. Konuşma ritminize uygun hareketler yapar. Dört- altı ay arası bebeklerde öğrenme süreci hızlıdır ve onunla diyaloglarınız daha da kolaylaşır. Artık onun ne demek istediğini ve ne yapacağını önceden anlayabilirsiniz. Ona gülerken yüz ifadenizi değiştirip suratınızı astığınızda o da hemen dudağını büküp ağlayacaktır.


Altı aylık bir bebek, artık sizin ilginize duyduğu heyecanı paylaşmak için tepki verir. Yüzünde beliren her mimiğin bir anlamı vardır ve annenin yüzündeki ifadeyi taklit etmeye başlar. Tıpkı kelimelerle iletişim kuruyormuş gibi mimiklerini kullanır. Onuncu ayda bebeğiniz mutlu, kızgın ya da heyecanlı olduğunu ifade etmeye çalışır. Zaten artık anne baba bebeklerinin dilini çözmüş olur. Bebekler yüz ifadeleriyle rahatsızlıklarını da anlatmayı başarırlar. Yüzlerindeki acı ifade dişleriyle ilgili bir sorun olduğunu gösterebilir. 


Bebekler mutlu olduklarında göz bebekleri büyür, alınları kırışır, ağız ve gözlerini iyice açarlar.


Sıkıldıklarında ıkınıp, sıkınır, yüzlerini asarlar. Böyle durumlarda onları rahat bırakın.

Bebeğiniz suratını  ekşitip, eliyle sizi itiyorsa bu, “Mamayı yemek istemiyorum” anlamına gelir.

Canlı, gülümsüyor ve neşeli ise bu, ”Oyun oynamak istiyorum” demek olur.

“Ooo” gibi bir çığlığın anlamı, oyuncağını çok beğendiğini gösterir.

Gözlerinden yaş gelmeden sürekli ağlıyorsa, bulunduğu ortamdan sıkılmış demektir.Onun dikkatini başka bir şeye çekebilirsiniz.




Bebeğin Vücut Dili

5 Aylık Bebek Gelişimi

5 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir


Bebeğiniz bu ayda; herhangi bir nesneye uzanabilir ve bilinçli bir şekilde eline alabilir. Yakaladığı nesneleri ağzına götürür. Oyuncağının küçük bir bölümünü görmek bile onu tanımasına yeter. Battaniyenin altından görünen tavşanını tanır ve almak ister.

Aynadaki görüntüsünü tanır ve güler.


Tek heceli sesler çıkarmaya başlar. Sese karşı duyarlılığı artmıştır. Artık en hafif tıkırtıları ve fısıldamaları bile duyar ve tepki verir. Aynı şekilde minik cisimleri de fark eder ve görür.


Yuvarlanarak dönebilir. Yattığı yerde ters dönebilir. Ayakta tuttuğunuzda basmaya çalışabilir.


Annesini ya da biberonunu gördüğünde beslenme zamanı geldiğini anlar ve heyecanlanır, mutluluğunu ifade eder. Duygularını önceki aylara kıyasla daha kolay anlayabilirsiniz, çünkü ifade yeteneği gelişmiştir. Sevgisini de göstermeye başlar. Yabancıları yadırgayabilir.


Duyuları bir yetişkininki kadar gelişmiştir. İletişim becerisi hızla gelişmektedir. Cıvıldamalara benzer sesler çıkarır. Kolay heceleri tekrar etmeye çalışır. Bazen bir şey içer veya yerken kabarcıklar ve hoş seslerle eğlenir. Bu agular ve sesler konuşmanın ilk öncüleridir. Bu sıralar duyacağınızn başka bir ses ise bebeğinizin ilk kahkahalarıdır. Farkında olmadan vücudunda bir noktayı gıdıklayabilirsiniz ve ilk kıkırdamalar gelir. Bebeğin gülmesine neden olmanın başka bir şekli onun şakalarına karşı gülmektir.


Bebeklerde Oturma


Bu ayda bir çok çocuk oturur pozisyona getirilmekten çok hoşlanırlar. Biraz kıvrık bir sırtı olacak ve ellerini kendini desteklemek için kullanacaktır. Bu denemeleri şimdilik kucağınızla sınırlı ve süreleri kısa tutmak uygundur. Destekle oturma denemelerini 6 ay sonuna saklamakta fayda vardır. Bebeğiniz her geçen gün kuvvetlenmektedir. Aniden düzelip bir elini boşa alarak bir oyuncağı kavramak için kullanabilir. Bir tarafına yuvarlanmaması için onu iki tarafından yastıklarla desteklemelisiniz.


5 Aylık Bebeklerde Ek Gıdaya Geçilebilir mi?


4-6 aylar arasında bir çok aile ek gıdalara başlamaya çok isteklidir. Bazen aile  büyükleri de her ne kadar sizi buna teşvik etmeye çalışsa da, 6 aylık oluncaya kadar bebeğin günlük yiyeceğini anne sütünden, anne sütü yoksa formül sütten alması önerilmektedir.


Bazı bebekler anne sütü ile beslenmekle yetinirler ve 6-7 aylık olana kadar ek gıdalara ilgi göstermezler. Fakat bazı bebekler dış dünya ile çok ilgili olup ailelerinin ne yediklerine dikkat ederler ve yemek hakkında daha fazla şey öğrenmeye çok heveslidirler. Ancak özellikle  de  anne  sütünüz  devam  ediyorsa, doktorunuzun söylediği 6 aydan önce katı gıdalara geçmemek daha doğru olacaktır.


5 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?


Ona dişini kaşıyabileceği oyuncaklar alın. Elinde tutup sallar ve ağzına götürür.

Artık rahatlıkla dönebilir. Onu düşebileceği bir yerde yalnız bırakmayın. Uyurken de dönebileceğini unutmayın; yatağı dışında bir yerde uyuduğunda güvenlik önlemleri almayı ihmal etmeyin.




5 Aylık Bebek Nasıl Oynar?




Onu oyun halısına bırakarak, etrafına oyuncaklar koyabilirsiniz. Uzanmaya ve yakalamaya çalışır. Eline aldığı nesneyi inceler. Ona çeşitli renklerde ve farklı dokularda oyuncaklar verin.

Aynanın karşısında onunla konuşun. Annesini ve kendisini tanıtın, adını söyleyin. Aynaya güler ve bakmaktan hoşlanır.


Müzik dikkatini çeker ve farklı müzikleri ayırt edebilir. Birlikte müzik dinleyin, onu kucağınıza alın ve dans edin. İkinize özel bu zamanlar ilişkinizin gelişimine katkıda bulunur. 


5 Aylık Bebek Aşı Takvimi


Bu ay bir aşı bulunmuyor.



5 Aylık Bebek Gelişimi

11 Mart 2014 Salı

4 Aylık Bebek Gelişimi

4 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir


Bebeğiniz bu ayda, istediği nesnelere uzanarak alabilir. Aynadaki görüntüsünü keşfeder. Önündeki en ufak nesneyi dahi fark eder ve izler. Sırt üstü yatarken elindeki çıngırağı sallar.


Neşeli ya da öfkeli seslere farklı tepkiler verir. Kendi duygularını mimikleriyle ifade eder. Mutlu olduğunda daha çok ses çıkarır. Kıkırdar ve kahkaha atar. Memnuniyetsizliğini ağlayarak gösterir.


Bir taraftan diğer tarafa dönmeyi başarabilir. Elleri ve ayağıyla kısa sürelerle oynamaya başlar.


Sizinle hala ağlayarak iletişim kurar. Fakat artık espri duygusu gelişmeye başlar, bazı oyuncaklara, hareketlere güler ve kahkaha atar.
 Gaz sıkıntıları bu ayla birlikte çoğunlukla sona erer.


 


Diş Çıkarma


Diş çıkarma sıkıntıları  bu ayda başlayabilir. Elini sık sık ağzına götürür ve salya miktarı artar. İlk beyazlar genellikle daha birkaç ay kendini göstermeyecektir, fakat nadiren bazı çocuklar üç aylıkken bile diş çıkarmaya başlayabilirler. Her konuda olduğu  gibi diş çıkarma konusunda da genetik faktörler etkilidir, yani sizlerin ve ailenin geçmişini araştırarak çocuğunuzun ilk dişinin ne zaman çıkarabileceği tahmin edebilirsiniz.


Bazı bebekler diş çıkarırken günlerce şiş dişetinin yarattığı ağrı, huzurusuzluk ve ateş gibi belirtiler gösterirken, bazılarına bakarsınız bir günde diş ortaya çıkıvermiş. Diş çıkarmanın verdiği rahatsızlık bebekten bebeğe değişir.


Diş çıkarma belirtileri


• Ağız sulanması (diş çıkmadan önce haftalarca sürebilir)


• Aşırı sulanmanın neden olduğu yüz döküntüsü


• Kaşınan diş etlerini rahatlatmak için eşyaları ısırmak


• Maalesef gecenin bir yarısında ortaya çıkan huzursuzkuk ve bazem ağlama  krizleri


• Emmeyi veya biberonu reddetmek


• Kulağa asılmak veya ağrıyan yanağı ovmak


• Belki de düşük bir ateş veya hafif bir ishal


Yuvarlanma


Bu sıralar bazı bebekler yuvarlanarak sırt üstü dönmeye başlayabilirler. Tüm gelişim aşamalarında olduğu gibi yuvarlanmanın zamanında da değişiklik gözlenebilir.


Bebeğin ilk defa yuvarlanması genelde karından sırta doğrudur. Karnının yuvarlak şekli yandan yana sallanarak yuvarlanmasına yardım eder. Bazı bebekler hemen tekrar tekrar yuvarlanırlar, bazıları ise bunu haftalarca bir  daha denemeyebilir. Bebeğinizi yuvarlanmaya teşvik  etmek için sevdiği bir oyuncağını uzanabileceği bir mesafenin dışına koyabilirsiniz böylece onu yakalamak için uzandığında tekrar yuvarlanabilir.

4 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?


Bu ay bebeğin sizi nasıl seyrettiğine dikkat edin. Sizin yüzünüzü, gözlerinizi ve yüz ifadenizi seyrederek sürekli dünyayı keşfediyor. Bir oyuncağa her vuruşunda veya bir çıngırağı her sallamasında yeni sinir bağlantıları oluşturuyor ve hızlı öğreniyor. 

Bebeğinizi seyrederek kendi başına ne tür faaliyetlerin dikkatini çektiğine dikkat edin. Eğer uzanıp oyuncaklara vurursa, onunla birlikte uzanıp ne yaptığı hakkında konuşun. Çocuğunuzun ne yapmak istediğini en iyi siz bilirsiniz. Onun doğal ilgilerini destekleyerek bir birey olarak gelişimine saygı göstermelisiniz.


Bebeğiniz dönmeye başladı. Onun için gerekli güvenlik önlemleri almalısınız.


Bebeğinize ilgi gösterin. Onunla bol bol konuşun, sizi anlıyor. Yüzüne bakın, gülümseyin ve ona çevresinde gördüğü şeyleri anlatın. Birlikte geçirdiğiniz her an ilişkinizi geliştirir.


Ses çıkaran farklı renklerdeki oyuncakları sever. Salladığında ses çıkaran oyuncaklar, çıngıraklar alın. Ona tutması için farklı dokulara sahip nesneler verin, bu dokunma duyusunu geliştirmesine yardım eder.


Onunla egzersiz yapın. Kollarını göğsünde çaprazlaştırın, açın, kapayın, gülümseyin. Ayak bileklerinden tutarak yukarı aşağı hareketler yapın. Yüzüstü bırakarak kaslarının gelişmesini destekleyin.




4 Aylık Bebek Uyku Düzeni




Bu ay uykuları düzenlenmeye başlar. Uyku eğitimi için bir uyku rutini oluşturmaya başlayabilirsiniz. Rutin size uygun şekilde, beslenme-banyo-pijama-masal/müzik ve uyku düzeninde olabilir. Aynı düzeni her akşam tekrarlamak, uyku vaktinin geldiğini anlamasını ve kendiliğinden uyumayı öğrenmesini sağlar. 


4 Aylık Bebek Aşı Takvimi


DTacB-IPV-Hib/5’li Karma Aşı 2. doz

KPA 13/Pnomökök Aşısı  2. Doz


Rotavirüs aşısı 2. doz



4 Aylık Bebek Gelişimi

3 Aylık Bebek Gelişimi kontrolü

3 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir



Kendi kendine konuşmaya başlar, “agu” sesi çıkarır. Sesli olarak gülmeye başlar. Kendiliğinden güler. Annesini tanıdığını ifade eder. Odaya girdiğinizde heyecan gösterir. Yabancılara güler.


Nesne devamlılığı başlar. Üzerini örttüğünüz nesnenin kaybolmadığını anlar. Çıngırakla oynar. Elindeki bir oyuncağı, kısa bir süre tutar.


Bu aydaki bebekler insanları ve eşyaları tanıyabilir. Bazı bebeklerin en çok sevilen eşya olarak bildikleri battaniye gibi yumuşak oyuncakları vardır. Rahat etmesini istediğiniz zaman bu eşyasını bebeğinizin yanına bırakın.




3 Aylık Bebek Baş ve Vücut Kontrolü




Bebeğiniz artık başını kontrol edebiliyor. Başını dik tutabilir ve hatta 45 derece kadar kaldırabilir. Ellerinden tutup kaldırınca ve yüzü koyun pozisyonda iken başını dik tutabilir.


Yüzükoyun yattığında kollarını kullanarak gövdesini kaldırmaya çalışır, kendisini 45 hatta 90 derece kalkık tutabilir. Ayakları üzerinde dik tutmaya çalıştığınızda kuvvetle yere basabilir ve adım atma hareketleri yapabilir. Acele etmeyin daha yürümesine çok var.


Elini tuttuğunuzda, daha sıkı kavrar. Eli hala ilgisini çeker. Sırt üstü yatarken kendi ellerini seyreder. Ellerini hareket ettirerek, kımıldatarak ve gözleyerek elleriyle oynar. Her iki elini biraraya getirip el çırpmak ise onun başka bir keşfi olacaktır. Kısa zaman sonra ellerini alet olarak kullanabildiğini fark edecek ve onları ilginç oyuncaklara dokunmak ve dünyayı tanımak için kullanmaya başlayacaktır.


Oyuncakları elleriyle onu tutabildiğini fark edecek, bir çıngırağı tutarken ellerini hareket ettirdiğinde ses çıktığını fark edecektir. Bu olay “sebep ve sonuc“un başlangıcıdır. Bazı şeyleri yapabildiğini görmesi beyninin o kısımlarını geliştirmektedir. Belki sonra çıngırağı ağzına götürecektir. Bu, ne yapabileceğini araştırıp öğrendiği bir süreçtir. Nesneleri gözleriyle takip etmekten, başını çevirerek her yönde izleyebilir hale gelir. Dokununca ayağını çekmek, başını çevirmek gibi kendini koruma refleksleri geliştirir.


3 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?


Üçüncü ay aileler için bir dönüm noktası olarak düşünülür, artık uyku, beslenme ve oyun düzenine sahip olan bebek olgunlaşmaya başlamıştır. Ayrıca bebeğiniz artık isteklerini daha net  belli eder.


Ona ilgi gösterin. Bazen sadece yüzüne bakıp gülümsemeniz bile hoşuna gider.


Bir oyun halısı alabilir, üzerindeki halkalara oyuncaklar takabilir, kırılmaz bir ayna koyabilirsiniz. Bazı bebekler sırt veya karın üstü yatıp dakikalarca yansımalarını seyrederler. Bazıları ise neşeli bir ses çıkararak gülerler. Aynalar bebeklere kendileri hakkında yeni şeyler öğrenme imkanı sağlar. Onunla ne gördüğünüz hakkında konuşun. Burnunu, kafasını ve gözlerini göstermeyi deneyin.


Farklı renklerde, değişik sesler çıkaran oyuncaklar ilgisini çeker. Oyuncakları hareket ettirdiğinizde başını çevirerek bakar. Ana kucağına izleyebileceği oyuncaklar asın ve hareket ettirin.


 


Ayaklarına renkli ve ses çıkaran çoraplar takabilirsiniz. Bunları seyretmeyi sever.


Dokunma duyusunu geliştirmek için farklı dokularda oyuncaklara dokunmasını sağlayın.


Kucağa alınmayı hala çok seviyor ve sakinleşiyor. Onu bol bol kucağınıza alın.


Bebeğinizle oynarken onu farklı durumlarda tutun. Otururken destekleyin, göğsünüze karşı ayakta tutun, sallanan bir oyuncak altında sırt üstü ve karın üstü tutun. Onun sevebileceği daha birçok pozisyon keşfedebilirsiniz. Bu hareketler onun kaslarını geliştirirdiği gibi hem zevk almasını sağlayacak hem de sosyal gelişimine katkıda bulunacaktır.


3 Aylık Bebek Aşı Takvimi


Rotavirüs aşısını geçen ay yaptırdıysanız, bu ay herhangi bir aşı bulunmuyor.



3 Aylık Bebek Gelişimi kontrolü

10 Mart 2014 Pazartesi

2. Aylık Bebek Gelişimini takip edin

2 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir


Bebeğiniz bu ay bilinçli olarak gülmeye başlar. Kendisiyle konuştuğunuzda gülebilir ve ses çıkarır. Sizin gülmenize, gülücüklerle karşılık verir. Konuşmanızı “agulama”yla yanıtlar. İlginizi fark eder. Kucağa alınmak hoşuna gider.

Renkli nesneleri izler. Hareket eden bir cismi gözleriyle takip edebilir. Daha iyi odaklanabilir. İlk aylardaki kayma, bu ay düzelmeye başlar. Uyku süresi uzamaya başlar.


Eline bir şey verdiğinizde tutmaya çalışır.


Daha iyi bir dinleyici olmaya başlar. Duyu organlarıyla anladıklarını anlamlandırmaya başlar. Annesinin sesi artık onun için herhangi bir ses olmaktan çıkar. Sese yönelir ve sesin sahibinin annesi olduğunu anlar. Kadın-erkek seslerini, sert ve yumuşak tonları ayırt edebilir.




2 Aylık Bebek Baş ve Vücut Kontrolü




Bazı  bebekler 2 aylıkken başını kontrol edebilir ve dik tutabilir. Yüzükoyun yattığında, gövdesini kaldırmaya çalışır.


Kollarını hareket ettirebilir, kaşlarını kaldırabilir veya neşeli sesler çıkarabilir. Ellerini keşfeder. Elini dikkatle inceler.


İkinci ayın sonuna kadar bebekler yüz yüze dik tutulmaktan hoşlanır. Bebeği eğik bir sallanan oturağa yatırmak onun etrafını seyredebilmesini sağlar.


Bazı bebekler ise içe dönük olup aile bireyinin kucağında göğse karşı durmaktan hoşlanırlar. Zamanla, hazır olduğunu düşündüğünüzde onu çevirip yüzünü dışarı doğru tutun böylece dış dünyayı da görebilir.


Bebek Dili


Bu aylarda bile bebekler konuşmayı çözmeye çalışabilirler. Sizin konuşmanızı aktif olarak dinlemekte, ağzınızı seyretmekte ve dilinizin nasıl hareket ettiğini incelemektedir.


Bebekler ilk önce genellikle sesli harflerle başlayan farklı sesler çıkaracaktır. Kendi kendini duyacak ve sesleri tekrar etmek için dilini hareket ettirecektir. Söylediklerini tekrar ederek sıra ile onunla konuşmaya devam edin ve bebeğin sizi cevaplamasına izin verin. Gözleri bir şeyi takip ediyor mu diye dikkat edin. Bir eşya veya insan hakkında konuşuyor olabilir.


2 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?


Yüzükoyun yatırın. Bu şekilde boyun ve sırt kasları güçlenir. Karnı üzerinde durmak bebeğin yakında ortaya çıkacak baş kontrolü için gerekli olan boyun kaslarını geliştirecektir. Bebeğinizin yanına uzanarak bebeğiniz karnı üstünde iken onunla vakit geçirebilirsiniz. İlginç desenli, parlak renkli ve ses çıkaran oyuncaklı örtüler karın üstü yatmayı daha çekici kılabilir.

Oyuncakları elinde tutmaya çalışır, bunun için bebeğinize avuçlayabileceği yumuşak oyuncaklar verin. Hareketli oyuncaklar, çıngıraklar, ses çıkaran nesneler onu geliştirir.


Yatağının yanına asacağınız yumuşak ayna ve renkli kitaplar ilgisini çeker.


Onunla konuşun. İsmiyle seslenin, şarkılar söyleyin. Müzik dinletin. Onu sakinleştiren müzikleri seçin.


Bebeğin size vereceği ipuçları


Şimdiye bebeğinizin ne zaman iyi hissettiğini, ilgisinin açık olduğunu, ne zaman birşeylerden rahatsız olduğunu anlamaya başlamış olabilirsiniz. Bazı ipuçları şunlardır:
İyi hissettiğini, ilgisinin açık olduğunu gösteren ipuçları: 


• Sizin yüzünüze bakmak


• Kolların ve ayakların düzgün hareketi


• Size uzanması


• Gözlerini veya başını size doğru çevirmesi


• Gülme, sesler çıkarma ve yüzün genelde parlak, mutlu bir ifadesi
Rahatsız olduğunu gösteren ipuçları: 


• Başı ve gözleri başka tarafa çevirme


• Ağlama, sızlama


• Öksürme


• Kaykılmak, kıpır kıpır kıpırdanmak ve çekiştirmek


• Derinin kızarması


• Daha hızlı nefes alma, hıçkırma


• Esneme


• Kaşlarını çatma


2 Aylık Bebek Aşı Takvimi


DTacB-IPV-Hib/5’li Karma Aşı 1. Doz

BCG/Verem Aşısı


KPA 13/Pnomökök Aşısı (Zatürre aşısı) 1. Doz


Rotavirüs aşısı (ishal aşısı) 1. Doz (Not: Bu  aşıyı  bazı  doktorlar 3. ayda  başlayıp 3-5-7 aylarda  da  yapabilir, ilk  doz  14 hafta 6  günden  geçe  kaldıysa  aşı  yapılamaz)



2. Aylık Bebek Gelişimini takip edin

1 Aylık Bebek Gelişimi

1 Aylık Bebek Gelişimi




Yenidoğan bebek özellikleri


Bebeğinizi yamuk bir kafa, şişkin gözler, basık burun, şiş cinsel organlar, deride peynir-krem gibi bir madde ve alnında ve kaşlarında kırmızı beneklerle görebilirsiniz. Endişelenmeyin, bu özellikler kısa zamanda geçecektir.


Araştırmalara göre gebelik sırasında annelerinin sesini dinleyen yenidoğan bebeklerin annenin sesine doğru döndüklerini göstermiştir. Bebeğinizle konuşmaya ve şarkı söylemeye devam edin.


Arada kısa süre açabilse bile ilk bir kaç gün bebeklerin gözleri kapalı olabilir. Fakat kısa süre sonra gözlerini daha uzun sürelerle açık tutacaktır. Onun etraftaki yüksek kontrastlı düzen ve şekillerle görsel olarak giderek daha fazla  ilgilendiğini fark edeceksiniz.


Yenidoğan bebeğin kol-bacakları kıvrık  olarak  durmaktadır. Gövdesinden tutularak yüzüstü kaldırılınca  baş  öne  düşer. Yüzüstü yatınca başını bir taraftan bir tarafa doğru çevirebilir, ancak eşyayı göremez. İşitmesi iyidir.


Bebekler yaşamasına yardımcı bazı koruyucu reflekslerle doğarlar. Bu refleksler, kafasını çevirip meme arama, irkilerek kollarını açma, avuç içine elinizi koyduğunuzda kavramadır. Tüm bu refleksler sizi bulup sıkıca tutması için bebeğin içgüdüsel mekanizmalarıdır. Havada ayak üstü tutulunca yürüme hareketleri de yapabilir buna adımlama refleksi denir.


1 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir


Bu ay bebeğiniz; yaklaşık 15-30 cm mesafeyi görür. Uzaktaki kişi ve cisimler onun için hala bulanıktır.


Ortalama 17-20 saat uyur 2-3 saatini uyanık ve sakin geçirir. Uyanık kaldığı süre zamanla artacaktır.


Yakınındaki yüzlere bakar ve kısa bir süre ilgilenir. Hareket eden cisimleri gözleri ile kısa mesafeden takip edebilir. Yerinin değiştirildiğini fark eder. Sıcaklık değişiminden rahatsız olur.


 


 


1 Aylık Bebek Emzirme ve Uyku Düzeni


Kucağa alındığında susar. Annesinin kokusunu ve sesini tanır. Emme dürtüsü ile beslenir. Emme refleksi çok güçlüdür. Göğse konulduğunda, annesinin memesini bulur ve emmeye başlar.


Başını kontrol edemez. Yüzükoyun yatırıldığında kafasını kaldırmaya çalışır.


Bütün gereksinimlerini ağlayarak ifade eder. Beslenme ve uyku düzeni oluşmaya başlar. İhtiyaçları düzenli olarak ve zamanında giderilirse, kendini daha mutlu hisseder ve dünyaya uyum sağlaması daha kolay olur.


1 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?


Bebeğiniz sevginizi hissediyor ve ilginize ihtiyaç duyuyor. Kucağınıza aldığınız için şımaracağını düşünmeyin. Onu sık sık kucağınıza alın. Dokunulmaya karşı hassastır ve çok sever. Kucağa alınmak, okşanmak ve sevginizi söylemek onun güven duygusunun gelişmesini sağlar. Kucağa alınan bebek doğumun ardından birkaç hafta içinde bakışlarını yüze odaklamayı başarır.


Uyurken istemsiz refleksleriyle kendini uyandırabilir. Onu hafifçe, kundak yapmadan, gevşek bir şekilde sarabilirsiniz.


Onunla konuşmanız ve şarkı söylemeniz sakinleşmesini sağlar. Beş duyusu her gün biraz daha gelişiyor. Gülümseyen yüzler, hoş sesler ilgisini çeker. Bu dönemde banyo yapmak bile onun dünyayı keşfetmesini sağlar.


Tutarken avucunuzla başını desteklemeyi ihmal etmeyin.


Yüzünüzü görebilmesi için kendinize yaklaştırın.


Ana kucağına takacağınız renkli ve parlak oyuncaklar ilgisini çeker ve gelişimine katkıda bulunur. 


1 Aylık Bebek Aşı Takvimi


Hepatit  B:  0 ve  1. ayda 2  doz


 



1 Aylık Bebek Gelişimi